Kış dağcılığı hakkında

#1
Merhabalar,
Uzun süredir kamp, doğa yürüyüşü ve yaz aylarında uludağ, kızlarsivrisi, tahtalı dağı, medetsiz gibi dağlara grup ile birlikte çıktım. Yürüyüş dışında hiç kış tecrübem olmadı desem yalan olmaz.
ilk önce şöyle sorayım, kış dağcılığı daha mı zevklidir, bir kulübe bağlı eğitim alarak yapmamı tavsiye edeceksiniz eminim, ama hepiniz eğitim alarak mı çıktınız. Nasıl başlamalı ne tavsiye edersiniz.
çok teşekkürler
 
#2
tecrübeli birileriyle uludağ yürüyüşlerine katılarak başlayabilirsin. önceden bir kış kampı tecrübe etmen bir sonraki yürüyüş faaliyetine daha hazırlıklı, doğru malzeme ile katılmanı sağlayabilir.
Bu linki görmek için izniniz yok Giriş yap veya üye ol.
bu arkadaşlar bireysel kış eğitimleri düzenliyor. eğitimleri çok da pahalı değil. kulüp ortamından hoşlanmıyorsan denemeni tavsiye ederim.
ücret ödemek istemiyorsan şimdiden zirve dağcılığın eğitimlerini araştır derim.
 
#3
kampist ile görüştüm, bence oldukça düşük ücret istiyorlar. hatta sembolik bile denebilir. hatta faaliyet noktasında da onlarla birlikte olacağım. cevap için teşekkürler.
 
#4
zirve dağcılığın eğitimlerini tavsiye ederim uiaa standartlarında eğitim veriyorlar üstelik eğitim aldıktan sonra zor faaliyetlere de birlikte katılıyorsunuz neticede resmi bir kulüpten eğitim almak daha avantajlı olur en azından eğitim aldığınızı kanıtlayabilirsiniz.
 
#5
Eğitim almanız sizin için hayati yarar gösterecektir. Çünkü kazma, krampon, yürüyüş teknikleri gibi çok önemli bilgileri alacaksınız. Kıs dağcılıgında yetersız bılgı sahibi olan o kadar insanın yanlış hareketleri oluyor ki, allah dan şansımıza ve zamanlamaya göre kıl payı belada kurtulduğumuz oluyor.

Diğer yandan ise; Kış dağcılıgından daha önemli olan kış kampçılıgı tecrübesini geliştirmektir. Dağ evinde kalmayı uygun bulmuyorum. Doğanın dilinden anlamazsan doğaya uyum sağlayamazsınız. Hızlı çadır kurmayı, duvar ormeyi, mağara açmayı, bilir, soğukta iş yapmaya alışırsanız, daha kötü şartlarda tahammül ve pratik yeteneğini geliştirirsiniz. Ben öyle şeylere sahıt oldum ki, inanın fıkra gibi...!