İkinci El Piyasasının Berbatlığı

#1
Piyasada neler var diye arada bir sahibinden'de çadır, çanta vs gibi kategorilerde ikinci el aramalar yapıyorum. Hani ihtiyacım yoksa bile işte ne bileyim, işte ürün yükseltirim, daha hafifini denklerim falan diye. Bilirsiniz, boş bakkal değişik şeyler yapar.

Neyse işte. Mesela bir tulum ilanına denk geliyorsun. Adam yazmış 500 lira, sadece 2 kere kullanıldı. Sıfır fiyatı nedir diye bakıyorsun, 550 lira. Yahu, akıl var izan var. Bir kere parasını verip aldığın herhangi bir şeyi mağazadan eve götürdüğünde kafadan 20% düşmesi lazım. Kullanıp kullanmaman önemli değil.

Ürünü mağazada satılandan farklı kılan etmenler:
- Gerçekten açıp kullandın mı bilmiyorum. Jelatin varsa hadi tamam. Diğer türlü nereden bileceksin? Deneme amacıyla açıp baktım geri koydum diyor. Nerden bileyim "denemeyi" dağın başında yapmadığını?
- Faturası, fişi, garanti belgesi bilmem nesi var mı? Kaç ay garantisi kalmış? Şimdi mesela mağaza 24 ay garanti veriyor. Ama sen ürünü 4 ay evde bekletmişsin, ben +50 lira verip 4 ay uzun garanti olanı seçerim. Kullanıp kullanmadığın fark etmiyor.
- Kullanmadın tamam, ama nasıl sakladın? Teknik malzemelerin kendine has saklama ve bakım prosedürleri var. Güneş aldı mı, ev rutubetli mi, uyku tulumu mesela açık mı saklandı yoksa çantada tepili mi?
- İkinci el satıyorsan, aynı şehirde olmama ihtimalin de var. Kurumsal bir anlaşman yoksa 1.5 kg'lik bir uyku tulumu için herhalde en az 30 lira da kargo parası verirsin. Sıfır alsam muhtemelen kargo ücretsiz olacak. E, aradaki fark 20 liraya indi?
- TAKSİT var, taksit aloo? Ben senden o ürünü alacak olsam sana peşin 500 lira saymam gerekir. Fakat online veya mağazadan alsam muhtemelen peşin fiyatına en az 3 taksit ile ödeyebileceğim.

Şimdi tekrar edeyim, bir ürün mağazadan çıktığı anda %20 değer kaybeder. Bir de kullanılmışsa, (1 kere kuzenin düğününde kullandım!!!) -20% daha ekle, perakende satışı 100 liraysa sen en fazla 60'a satarsın. Bu nasıl bir iş anlam veremiyorum gerçekten. Hani, sıfır almasan da olur ürünler işte, hem paran cebinde kalacak hem de dönüşüme katkı sağlayacaksın ama olmuyor, olamıyor bu memlekette ne yazık ki.

Gerçi benim bir arkadaş, Canon 5D III yeni çıktığında, 24-105mm f/4 L ile 7000 küsur paraya almıştı. 2 sene önce, 18 bin fotoğraf + sayısını bilmediğimiz Full HD video çekmiş kamerayı yine 7000 küsura sattı. İşte bunlar hep deli saçması işler. Enflasyon, kurlar, yeni yeni vergiler, vergiden alınan vergiler, bilmem neler. Bence iyi yine delirmiyoruz...

NOT: Buraya yazdım da ne oldu bilmiyorum, alakasız ise moderasyon silebilir. Sadece yazmak istedim öylesine.
 
#2
Ya bende bu durumu anlamakta zorluk çekenlerdenim. "Sıfırdan farksız" diyerek ürüne sıfırına yakın bir ücret talep etmek -sizin de yukarıda belirttiğiniz haklı gerekçelerle- çok mantıksız. Ha bunu yapanlar satabiliyor mu onu da bilmiyorum. Ama arkadaşınızın durum farklı o son derece makul bir fiyat isteyim satmış. Zira bahsettiğiniz lensle birlikte şu an Canon 5D mark III 14.000 lira civarında. Yani yarı fiyatına satmış gibi. Kurdan oluyor bu büyük ölçüde ama bunun gibi örnek az. Çoğu söylediğiniz gibi akıl mantık dışı fiyatlar talep ederek ikinci el ürün satma çabasındalar.
 
#3
İnsanların malı çok kıymetli. En bariz örneği de arabalar galiba. Adam alıp 100,000+ yol yapıp aldığından pahalıya satıyor. :D

5D III olayı şöyle, şu an 14,000 olabilir tabi de iki sene önce daha ucuzdu muhtemelen. Yoksa şimdi çok ucuza gitmiş olur. 24-105L optik olarak çok atla deve bir lens değilse de L serisi olduğu için en azından uzun ömürlü olacaktır. Gerçi aynalı dSLR devri kapanıyor artık, alanın elinde kalması muhtemel şeyler... Şimdi 14 bin o kameraya verene kadar aynasız güzel bir set yaparım. FF/APS-C farkı çok önemli değil benim için.

Konuya dönecek olursak, satabilen oluyor mu gerçekten merak ediyorum. Sahibinden'de yorumlara ilan yapma olayı olsa biraz eğlenirdim bari. Facebook hesabım olmadığı için ikinci el gruplarını takip edemiyorum ama orada belki birileri ilanın altına çemkiriyordur bu ne fiyat diye.