Deniz kanosu satın aldım

Alaattinin Kafa Lambası

Yönetici
Yönetici
Antalya'ya taşındığımdan beri deniz kanosu kullanmayı çok istiyordum. Geçtiğimiz haftalarda sahibinden.com'da satılık ikinci el bir kano görünce hemen mesajlaştım. Kano Fethiye limanındaydı. Aslında başta ilgimi çekmedi, fakat sonradan "ne markaymış bu" diye fotoğrafı yakından inceleyince Amerikan üretimi bir kayak olduğunu fark ettim. Fiyatı zaten çok cazipti. Temsa kanolar var yerli. Onların ikinci el fiyatlarının yarısı kadardı. Bir de üstüne 1/3 indirim yaptırdım. İkinci el sırt çantası fiyatına geldi.

Aslında çok talip olan olmuş fakat nakliye problem olmuş. Fethiye'den büyük şehirlere ambar çalışmıyor. Yurtiçi, MNG ile gönderseler en az 700-800 lira tutar. Sahibi de bu konuda çözüm bulamadığı için bıkmış. "Gelip alırım" deyince indirime razı oldu.

Satın aldığım kano Ocean Kayak / Malibu Two modeli. Buraya sıfırını getirmeye kalksalar 7-8 bin liradan satılır. (Amerika satış fiyatı 800 dolar) Sit on top, yani üstüne oturulan cinste, dengeli, iki kişilik bir gezinti kanosu. Amerika'da Maine kentinde üretilmiş. Ocean Kayak aslında Johnson Outdoors alt firması. Johnson Outdoors Jetboil markasının da arkasındaki isim.

20200122_140552.jpg

Şimdilik kanoyla iki kere açıldım. Çift kişilik olmasına karşın, oturağı ortaya konumlandırıp tek kişi de kullanmak mümkün. Youtube videolarında dikkat ettim, aynı marka/model kanoyu çoğu kez tek başlarına kullanıyorlar. Birinde Karaöz'de koylar arasında 9 km. gidip geldim. Birkaç balık tutup saldım. İkinci sefer daha cesaretlenip Karaöz'de tekne indirilen bir koy var, oradan Korsan koyuna gidip Gelidonya fenerine doğru ilerledim. Hiç farkına varmamışım, eve gelince 14 km kano sürdüğümü (denizcilik jargonuna henüz aşina değilim) fark ettim.

20200125_112001.jpg

Ekonominin gidişatından ötürü bu aralar gelirim azaldı. Aslında gönlümden geçen sit-in tipi, içine oturulan bir tur kanosuydu. Onların da ikinci elleri 5-7 bin lira, sıfırları 7-12 bin lira arasında değişiyor. Şu sıralar, hatta yakın gelecekte bile böyle bir yatırım yapmam mümkün değil. Ancak düşeş bir ikinci el kano denk gelecek, öyle...

Araba satın alırken "ayağı yerden kessin yeter" denir ya, bu kanoya da o gözle bakıyorum. Ayağımı denizden kesti. Kano tecrübem yok. Geçen sene ve önceki sene, Kadir abi'ye decathlon'un verdiği şişme kanoya birkaç kez binmiştim. Bu kanoyu ancak şişme kano ile kıyaslayabilirim. Hız ve denge açısından dağlar kadar fark olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün. Şişme kanoda küreğe her asıldığımda kano aksi istikamete dönüyor. Yani ilerlerken kano bir sağa bir sola gidiyordu. Bunda aban abanabildiğin kadar. Düz çizgisini çok büyük oranda koruyor. Şişme kanoda en uyuz olduğum olay bu olmuştu.

Kanonun nakliyatı, depolanması ve diğer merak ettiğiniz konularda fikir alışverişi yapabiliriz. Türkiye'de hiçbir forumda "deniz kanosu" başlığı yok. Soru soracağım bir platform olmadığı için "en iyisi burada konuyu başlatayım" dedim.
 
Mükemmel keyifli bir spor aktivitesidir kano kullanmak.
Böyle bir bölümün acilmasi gayet yerinde olmus. Sadece kanolar icin degil, bir cok spesifik konu icin cok ender bizim dilimizde forum bulunuyor. Bunun bir cok nedeni var ama ben en cok yazim kültürünün düsük olmasindan kaynalandigini düsünüyorum. Örnegin gecen sene hamaklarla ilgili bir arastirma yapiyordum, bu konuda muazzam detaylarda, uzmanlik konusu haline getirilmis yabanci forum ile karsilasmis. Inanilmaz bilgiler edinmistim.
Iste burasi da bazi konularda kendi dilimizde öncü olmasini dilerim.

Satin aldigin gayet güzel bir model, rengi de cok hos, iyi günlerde kullan. Ben bugüne kadar bir kac model kullandim. Önceki yillarda her sene bir ekiple senede bir defa bulusup, bir haftaligina önceden belirlenilen nehir, akarsuya gidip, belli bir güzergah üzerinden, cadirsiz, sadece tenteli yaban kampi yaparak ilerliyorduk. Arada kendim kiralayip yabanda kullandigim da oldu. Gerek akarsuda, gerek denizde muazzam keyiflidir.

Bir kac senedir aslinda epey niyetledim almaya ama bir türlü ebatlari yüzünden cesaret edememistim. Cünkü bir yerden bir baska yere aktarimi inanilmaz masrafli ve problemli olabiliyor. Ama bir gün gelecek ben de mutlaka almak istiyorum. Bu arada önceki senelerde Türkiye icinde farkli bölgelere gezi yaparsam nasil aktarabilirim diye arastirdigimda, PTT Kargo'nun makul bir cözüm oldugunu görmüstüm. Tabi güncel durumda baska makul imkan var mi bilemiyorum.

Sisme bot/kanu:
Decathlon'da satilan modelleri vaktinde incelemistim. Simdi onlar gibi sisme kanunun tasima avantaji var ama polyestere göre hem daha hantal kaliyor hem de bildigin gibi delinme hassasiyeti bulunuyor. Ama tercih meselesidir.
Öte yandan yine avrupada UL camiasinda, hic de ucuz sayilmayacak fiyatlarda iyi bir memran malzemeden sisme botlar oldukca popüler durumda. Hatta bir kacini görme sansim olmustu, begenmistim ancak inanilmaz narin ürünler, siglikta yere sürtmesi veya akarsuda bir dikene bile takma endisesi her zaman var. Belki ulasimi oldukca güc, yaya olarak gidilecek yerler icin hafif memran sisme bot/kanu kullanimi uygun olabilir.
Aslinda genis bir cografya üzerinde yürüyüs yapilacagi zaman, icinde kanyon olan muazzam etaplar icin en iyi tercih edilebilir. Sonucta 0,8-3kg arasi UL kanu/bot bunlar.
735_0.jpg

Polyester malzemeli kanolar:
Ebatlari yüzünden tasima derdi olmasa, herseyi ile mükemmel araclar. Bu isi daha ileri götürüp, özellikle deniz ve göl kullanimlarinda, duruma göre portatif tek parca mini yelken takip kullananlar dahi var. Bu tür kanularda yeke kollu dümen de bulunuyor. Ben en cok bu türlere karsi hayran kaldigimi söylemek isterim.

Senin almis oldugun model de gayet iyi, benzer bir modelini kullanma sansim olmustu ve hatta önceki yillarda alma niyetlenmistim, fakat nereye koyacagimi bilemedigim icin askiya almistim. Daha sonralari arastirmalarla Wilderness'in bir kac modelini begenmis, bir gün alirsam diye kenara kayit etmistim.

tempest-170-rot_C9720076_040_1.jpg

Hatta önceki aylarda almak istedigim bir model cok ciddi indirime girmisti. Newsletter üzerinden haberdar olmustum. Fakat avrupadan alip, ülkemize getirmek masrafli olabilecegi ve nereye koyacagimi bilmedigim icin yine cesaret edememistim. Darisi benim basima, gercekten cok keyiflidir kullanimi, hele hele bizim Ege ve Akdeniz cografyasi icin, siga siga inanilmaz keyifli geziler yapilabilir.
 
Son düzenleme:

Everhard

Moderator
Ya gerçekten süper uğraş. Ne zamandır merakım olan bir konu. Tabi Ankara'da nesini merak ediyorsun diyeceksinizdir, o da doğru :)
Ben bir şey sormak istiyorum Çağatay,
Şimdi senin aldığın bu ürün sea kayak mı yoksa kano olarak mı geçiyor.Yoksa her ikisi de aynı şey mi. Cahili olduğum bir alan, sorular saçmaysa kusura bakma.
Benim ilgi alanıma girenler hani şu depolama alanı olup, üzerine değil de içinde oturulanlar sanırım. Sea kayak o oluyor diye biliyorum. Hani şöyle kamp yüküyle Likya ya da Karya yolunu denizden takip etmek gibi fantezim var da. O iş için olanlardan mı bu?
Sonuç olarak ta hayırlı olsun ve güle güle kullan.
Tecrübelerini bekliyor olacağım
 

Alaattinin Kafa Lambası

Yönetici
Yönetici
@aganta burina burinata Bu işlere en çok Amerikalılar kafayı bozmuş. "Kayak rigging" denilen bir olay var. Bizde Şahinleri modifiye ediyorlar ya aynı hesap :) Balık bulucu, elektrik motoru, elektrikli çapa, güneş paneli, buzdolabı hatta ses sistemi bile takıp gezenler var :)) Youtube videolarını izliyorum. Amerikalılar müthiş tüketim manyaklarıymış meğerse. Bu işlerle uğraşan insanların garajlarına dikkat ettim. Adamların garajlarında tornacı, marangoz, elektrikçi açmaya yetecek kadar alet edevat var. Belki de genellemek yanlış oldu. Bu tip işlere meraklılara has bir durum da olabilir.

@Everhard Hacım bizim dilimize kano olarak yerleşmiş. Kayak denince ilk akla gelen karda ve suda kaymaya yarayan o dalgametreler olduğu için "deniz kayağı" demeye ben de alışamadım.

Kano dedikleri bildiğin Kızılderili kanosu aslında.

amerikan-yerlisi-kanosu.jpg

Kayak dedikleri ise, temelde sit on top (solda( ve sit in (sağda) şeklinde ikiye ayrılan kano benzeri deniz taşıtlarını ifade etmek için kullanılıyor. Her iki modelin de inflatable yani şişen muadilleri var.

sit-on-top-sit-in-kayak.jpg

1 yıldır araştırdığım için az çok bilgim oldu. Bir başka konuda sit in ve sit on top ayrımını açmak istiyorum.

@aganta burina burinata 'nın da söylediği gibi polyester kanolarda "nakliyat" en büyük sorun. Yaşadığımız bina müstakil. Kanoyu hemen girişe koyabiliyorum. Denizle aramızdaki mesafe kuş uçuşu 6 km kadar. Araba da müsait. Buna rağmen arabaya yükle, bağla, bağları çöz, arabadan indir, denize taşı ve ardından yorgun bir halde aynı şeyleri tekrarlayıp dönüş yapmak yorucu olabiliyor.

Keşke şu olsa. Mesela bize en yakın liman Finike limanı. Bu limanı Setur işletiyor. Aylık 50-60 liraya ufacık bir alan verseler kanoyu orada bırakmayı tercih ederim. Belki de vardır böyle bir hizmetleri fakat bu kadar makul rakam olduğunu zannetmiyorum.
 

Marmara

Yeni Üye
kanoya çok heves ediyorum fakat bursada yaşıyorum. gerçi bizim de mudanyamız, gemliğimiz var ama arabam olmadığı için nasıl getirip götüreyim :(
 

Alaattinin Kafa Lambası

Yönetici
Yönetici
kanoya çok heves ediyorum fakat bursada yaşıyorum. gerçi bizim de mudanyamız, gemliğimiz var ama arabam olmadığı için nasıl getirip götüreyim :(
Şişme kano satın alabilirsin. Çantasını sırt çantası gibi yapmışlar. Sabahtan atla otobüse, şişir kanonu kürekle mis gibi. Akşama doğru da havasını alır tekrar çantaya atar geri dönersin. Itiwit tek kişilikler var. Güzel havalarda gayet güzel iş görür.
 
Üst